OKYANUSLARIN ÖTESİNDE RAMAZAN

 

Önce yazımın başlığını gurbette Ramazan diye koyacaktım ancak, Türkiye ve Türkiye’deki müslümanları düşündüm, gözümün önüne: -"Şu mübarek Ramazan’ a girilirken, okullardan uzaklaştırılmış, yürekleri yaralanmış, tek suçları Allah’ ın emirlerine göre yaşamaya çalışmak olan başörtüsü mağduru kızlarımız!

     Dilediği gibi vaaz edemeyen, İslamı anlatamayan hocalarımız!

     Camilerde istediği gibi zikir, ders, vaaz halkaları oluşturamayan müslümanlar!

     Helalinden kazandığı paralarla tek gayesi ülkeyi kalkındırmak olan ve bu konuda gece gündüz çabalayan fakat, mükafat olarak karakollarda sabahlayan müslüman işadamları!

     Yetmiş beş yıllık Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir hizmeti gerçekleştiren, halklarıyla özdeşleşen, yolsuzluk hortumlarını kesip bunları yatırıma çeviren ülkeye ve millete hizmet etmekten başka bir amaçları olmayan ve bütün bunlara karşılık olarak, gece evlerinden alınan, görevlerinden uzaklaştırılan, cezaevlerine sürülen belediye başkanları!"- Geliverdi.

     Evet bütün bunlar ve bunlar gibi nice olaylar gözümün önünden gelip geçti. Bütün bu olayları görünce gurbette hem de kendi öz vatanlarında gurbette olan ve o gurbetin zorluğunu yaşayanların sizler olduğunu anladım, ve yazımın başlığını Okyanusların Ötesinde Ramazan diye değiştirdim...

          

 ***

     Buradaki Ramazanlara gelince burada da Ramazan’ın o sıcak, ruhları ısıtan, günahlardan arındıran rahmet dolu rüzgârını, coşturan heyecanını iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz. Ramazan’ ın yaklaşmasıyla o heyecan tüm müslümanların benliğini sarar. Camilerde İslam merkezlerinde daha bir hareketlilik yaşanır. Ramazan’ a hazırlık döneminde, İslam merkezleri hazırladıkları, imsakiye ve Ramazan, oruç, sadaka-ı fıtır, zekatla ilgili broşürlerle, Ramazan boyunca merkezlerde tatbik edilecek programlar müslümanların adreslerine postalanır, camide cemaate dağıtılır. Değişik gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda ilanlar ve reklamlar yayınlanır.

     Bizim merkezimizin Ramazan programı: İkindi namazından önce mukabele, ikindiden sonra Peygamber Efendimizin hayatı anlatılır, iftar yemeği verilir.  Teravihten önce vaaz  vardır ve bu vaazları hoca efendiler hazırlarlar. Her caminin imamı dilediği vaazı hazırlayıp cemaate anlatır. Yani tek tip vaazcılık yoktur. Ayrıca vaazlara sansürde uygulanmaz. Teravihten sonra hanımlar ve erkekler için değişik konuları içeren paneller düzenlenir. Daha sonra soru-cevap faslı vardır. Cemaat tarafından yöneltilen değişik sorular hoca efendiler tarafından cevaplandırılır. Yani camiler tam bir ilim yuvası, bir akademi görevi îfa eder. Daha sonra önceden belirlenen arkadaşların evlerine gidilip ev sohbetleri yapılır. Hem de korkusuzca. Çünkü dini ayin yapılıyor diye yaka paça karakollara götürülüp sabahlatılmıyorsunuz.

     Ramazan boyunca camiler cemaatle dolup taşar. Teravih namazlarını hatimle kıldıran camilerde vardır. Ayrıca Ramazan’ da yardım toplama kampanyaları hız kazanır. Bu kampanyalarda ve Ramazan boyunca toplanan fitre ve zekatlar dünyanın çeşit-li yerlerindeki muhtaç müslümanlara gönderilir.

     Buradaki Ramazan etkinliklerini sadece müslümanlarla sınırlamak yanlış olur çünkü, ister Ramazan’ a hazırlık ister Ramazan boyunca yapılan etkinliklerde bilhassa devletin değişik kademelerindeki  yöneticilerin aktif rol aldıklarını müşahede ederiz. Onları şöyle sıralayabiliriz.

     Okullarda öğrencilere Ramazan’ la ilgili brifingler verilir (Brifingin ne olduğunu biliyorsunuz. Türkiye’ de de birileri brifingler düzenliyorlar, müslümanların ne kadar tehlikeli olduklarını anlatmak için) ama Türkiye’ deki brifinglerin tam tersi. Çünkü burada öğrencilere Ramazan ayının müslümanların kutsal ayı olduğu, müslümanların bu ayda oruçlu oldukları bu yüzden müslümanlara karşı daha dikkatli davranmalı ve onların kutsal aylarına saygılı olmaları anlatılır.

     Değişik devlet birimleri kendi çalışanlarına Ramazan kolaylığı sağlamaya çalışırlar. İftar ve gece çalışanlar için sahur saatleri uyarlaması yapılır. (laiklikte hiç elden gitmez)

     Devlet başkanından başlamak üzere değişik yüzeydeki yetkililer, eyalet il ve ilçe belediye başkanları kendi yörelerindeki değişik müslüman teşkilat başkan ve üyelerine iftar davetleri düzenler ve onları kendi konutlarında misafir ederler.

     Hasılı kelâm Ramazan çok hoş bir atmosferde müslümanların ve olmayanların kalplerinde derin bir iz bırakarak idrak edilir. Esasında benim buradaki Ramazanı anlatmamdaki amacım, siz okuyuculara Türkiye’deki Ramazanla, daha doğrusu müslümanlara yapılan ve yapılmaya çalışılanla, okyanusların ötesindeki bir yerde müslümanlara tanınan hakları bir mukayese etmeniz ve ayrıca Türkiye’deki yetkililerin ve de etkililerin ibret almaları içindir. Belki yaptıklarından hicap ederlerde Ramazan ayının bereketinden istifade ederek tövbe edip Allah-u Teâla’ dan istiğfar niyaz ederler. Hepinizin Ramazan ayı mübarek olsun. daha özgür Ramazanlar dileğimle. Allah’a emanet olunuz.       

Ramazan 1419-1998